forum limit yükseltme
|
#5626 |
|
|
kors@n
User is:
Posts: 512
Meslek:
Age: 48
|
forumda a??lan bir konunun uzunluk limitini nas?l y?kseltirim konu a?a??ya fazla uzay?nca kesiyor
|
forum limit yükseltme
|
#5627 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
Her hangi bir limit yoktur forum mesajlar? i?in ama ba?ka nedenlerden dolay? keseblir bir ?ok etken olabilir bunun i?in ara?t?rmak gerekiyor..
Ne kadar kelime ald?kdan sonra kesiyor. |
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |
forum limit yükseltme
|
#5628 |
|
|
kors@n
User is:
Posts: 512
Meslek:
Age: 48
|
kusura bakma art?k silersin sonra kesti?i yeri belirttim
I. MURAD (D?NEMI) Osmanli Devleti'nin ?? b?y?k kurucusundan biri olan I. Murad, kanun ve nizamlara saygili, teskilat?i ve komutanlik ?zelliklerini tasiyan bir h?k?mdardi. Az ve ?z konusan padisahin, iyiliksever ve merhametli bir kisiligi oldugu i?in kendisine "H?d?vendig?r" lakabi verilmisti. Osmanli tarihinde Murad H?d?vendig?r ve G?zi H?nk?r adlari ile anilip s?hret kazanan bu h?k?mdar, Orhan Gazi'nin 6 oglundan yas itibari ile d?rd?nc?s?d?r. Latin kaynaklarinda Amurad adi ile anilir. Annesi, Yarhisar tekfurunun kizi Nil?fer Hatun'dur. Daha ?nce de belirtildigine g?re dogumu 1326 senesidir. Ana bir kardesi olan S?leyman Pasa'nin ?l?m? ?zerine o tarihlerde 36 veya 37 yaslarinda bulunan Murad, ahiler ve komutanlarin karari ile Bursa'ya davet edilerek h?k?mdar ilan edilmistir. Bazi kit?be ve eserlerde "Meliku'l-?dil el-G?zi es-Sultan Giyasu'd-D?nya ve'd-Din Ebu'l-Feth, Sihabu'd-Din" gibi ?nvanlari tasidigi da g?r?lmektedir. Ordu ile milletin g?z bebegi durumunda bulunan ve ?ok sevilen Sehzade S?leyman'in ?l?m? ?zerine, veliahd olup babasinin tahtina ge?en Murad, veliahd olarak yetistirilmemis olmasina ragmen h?k?mdarlik sorumluluklarini devr alirken teredd?t ve saskinliga d?smeden yerine siki basip oturmustu. ??nk? o, babasinin vefatindan ?nce Rumeli'de esas kuvvetlerinin basinda bulunuyordu. Trakya'da ger?eklestirdigi fetihlerle ?n kazandigi gibi idare ve y?netim isinde de pismisti. O, Bizans'a karsi yapilan f?tuhat ve kazanilan zaferlerin temsilcisi durumunda idi. Bu sebeple de devlet islerinde b?y?k bir n?fuza sahip olan ahi ve gazilerin destegini alarak tahta ge?ti. Tahta ge?ince, babasinin Trakya'da izlemekte oldugu fetih siyasetini devam ettirmek istiyordu. onun, Rumeli'deki harp sahasindan ayrilip Bursa'ya gelmesi ?zerine Bizans kuvvetleri taarruza ge?erek T?rklerin elinde bulunan Burgaz, ?orlu ve Malkara'yi geri alip, T?rk kuvvetlerini sahile dogru ?ekilmeye mecbur ettiler. Bunun ?zerine Sultan Murad, Rumeli'ye d?nmek isterken Asya'da meydana gelen olaylar y?z?nden Avrupa'daki tasavvurlarini geciktirmek zorunda kaldi. ANKARA'NIN YENIDEN ZAPTI Anadolu Sel?uklu Devleti'nin ortadan kalkmasindan sonra bu devletin miras?ilari durumunda bulunan on bey arasinda kendisini en kuvvetli hisseden Karaman Beyi olmustu. Bu bey, Osmanlilarin her an artmakta olan g??lerinin kendisi i?in tehlike meydana getirdigini sezip Osmanlilarin son tesebb?slerinden de endiselenince onlara karsi ahiler ile Eretna Beyi'ni kiskirtmaya basladi. Ankara, daha ?nce Sivas ve Kayseri b?lgesinin h?k?mdari olan Alaeddin Eretna'ya ait iken, onun ?l?m?nden sonra 1354 yilinda Orhan Gazi'nin oglu S?leyman Pasa tarafindan zapt edilerek Osmanli topraklarina katilmisti. Orhan Gazi'nin vefati ?zerine Karamanoglu ile Sivas h?k?mdari Giyaseddin Mehmed'in tesvikleri ile Ankara ahileri, sehirdeki Osmanli muhafizlarini kovarak daha ?nceki beylerinin idare ve y?netimine d?nd?ler. Devamli olarak Ankara'yi kendi beyliginin hakimiyeti altinda kabul eden Eretna Beyi, Karamanogullarinin tesvikiyle tekrar Ankara'ya hakim duruma gelmisti. Sultan Murad, hem Rumeli hem de Anadolu'da meydana gelen bu tehlikeli durumda ne yapilmasi gerektigi hususunda ulema ve devlet erk?ni ile istisarede bulundu. Tehlikeli bir durum arzeden kardesler ve Ankara probleminin ??z?m? i?in karar ve fetva aldi. Bunun ?zerine Sultan I. Murad Lala Sahin Pasa'yi Rumeli'de kaymakam birakip 25 bin askerle Ankara ?zerine y?r?d?. Bu esnada Eretna Beyligi'nin idaresinden memnun olmayan sehir halki ve ahiler, mukavemet etmeden sultani t?renle karsilayarak ona hediyeler takdim ettiler. B?ylece sehir yeniden Osmanli hakimiyetine ge?mis oldu. Hoca Saadeddin Efendi, Ankara'nin yeniden zaptini anlatirken enteresan bazi noktalara da temas eder. Karamanlilarin ortaligi karistirmak i?in Ermenilerle de is birligi yaptigini ve M?sl?man halka zulmetmek ?zere anlastiklarini anlatarak s?yle der: "Sultan Murad, Allah'in yardim ve keremi eseri olarak sahlik tahtina oturunca ilk isi halkin ve askerlerin ihtiya?larini g?rmek ve Hz. Peygamber'in seriatini yerine getirmek olmustur. B?ylece halkin dileklerini yoluna koyduktan sonra Rumeli yakasinda olan askerlerin, baslarinda bir komutan ve serdarin bulunmamasi y?z?nden sikinti i?inde olduklarini ve keremli padisahlarinin yolunu g?zlediklerini bildiginden, cihad niyetiyle ?lkeler feth etmek ?zere o tarafa y?nelmisti. Anadolu'da ise "bazi hukkam ve mul?k, sikak ve nifak ?zre ittifak meslegine s?l?k ed?p hususa valiyan-i Karaman ve Ermeniye-i sugra (Karaman idarecileri ve K???k Ermenistan) ve civarlarinda olan bazi k?t? niyetli beylerin baslica emelleri Osmanli topragini yagmalamak oldugundan h?nk?rin Gelibolu'ya y?neldigini ?grenince bir araya gelip bazi kararlar ve gizli tedbirler almakta kusur etmemislerdi. Sonu ayrilik ve fesad olacak bu d?s?nce ile and i?ip el baglamislar. Ayrica ?evredeki k?fir h?k?mdarlara da kararlarini duyurmuslardi. B?ylece Isl?m ?lkelerini yagmalamak, M?sl?manlara zarar ve ziyanda bulunmak i?in, Seytan'in bu takimi ile g?n?l ve dil birligi etmislerdi. B?ylece Isl?m'in geregini bir kenara birakip m?srik ve kin ehli ile is birligi edip b?t?n Osmanli ?lkesini ?arpip yakmak konusunda anlasmislardi. Bunun i?in de bazi b?lgelere (hudud boylari) saldirarak Bursa ve Iznik ?zerine y?r?meye kalkismislardi. Durum, melekler ordusunun sahi olan sultanin esigine iletilince din bilginlerini ve isleri y?neten fukahayi toplamis, onlara amacimiz ve emelimiz dinimize destek olmak "k?firler ve m?nafiklarla cihad et" (Kur'an, et-Tevbe 73) emrine uymaktir. Bu emirdeki siraya uyarak ?nce k?firlerin fitnesini def etmek, yaramazlarin zararina son vermek i?in bu diyara gelmistik. Fakat simdi kulagimiza Karaman beylerinin ?evrelerindeki azgin topluluklarla birlikte Isl?m ?lkelerini yagmalamak konusunda is birligi ettikleri, bazi b?lgeleri yakip yiktiktan sonra Iznik ve Bursa ?st?ne d?st?kleri haberi geldi. Bu nifak takiminin b?y?k ?lkeme yaklasmis olduklari su sirada zararlarini ortadan kaldirmaya, sa?tiklari fitne atesini s?nd?rmeye ?alismazsak, Isl?m ?lkeleri harap, halk ve k?yl?ler de berbat olurlar. Hal b?yle olunca ulemanin fetvasi ve akil sahibi kisilerin g?r?sleri nedir diye sormustu. Faziletli kisiler topluca, tehlikenin def edilmesi isinin ?ne alinmasindan yana g?r?s bildirdiler. M?nafiklarin ortaya ?ikardiklari karisikligin aradan giderilmesinin ?nemini belirttiler. Bunun ?zerine G?zi H?d?vendig?r da ulemanin fetvasini bayrak ve rehber edinerek Anadolu yakasina ge?ti. Zaferleri tasiyan askerleri ile Karaman beylerini ?lkesinden ?ikarip sinir boyunu tutmak i?in Ankara kalesini kusatti. Bu arada ol nifak ehli ile is birligi eden bazi yaramazlari ve k?t? yolun yolcularini yakalayip, bunlara katilanlar veya onlardan umut bekleyenler kirilip d?k?l?nceye kadar kovaladi. Ankara'ya sahib olan istikl?l davasina d?serek bu kaleyi ve ?evresini ele ge?iren Ahi adini tasiyan cemaat, adalet issi Sultan Murad Han Gazi'nin y?ce kuvvetini ve erisilmez g?c?n? g?r?nce direnmeye imk?n olmadigini anlamislar, hediye ve armaganlar derleyip padisahlara has peskeslerle sultanin otagina gelmisler, boyun egdiklerini bildirip kalenin anahtarlarini teslim etmislerdi. Onlarin bu tutumu padisahlik merhametine, sahlik y?celigine uygun d?st?g?nden tamami devlet hizmetine alindilar. Kale ile hisarin korunmasi i?in asker ve dizdar birakildiktan sonra yakin ?evrede bulunan bazi kaleler de y?neticilerinin elinden alinarak Osmanli ?lkesine katildi. Bu g?zel sehir, yani Ankara pek ?ok geliri olan bir beldedir. Tarim ?r?nleri yaninda zirh yapimiyla da taninmistir. Ayrica y?n, moher ve daha baska nefis kumaslar burada dokunurdu. Bunlar, Iran, Arabistan, Bizans ve Prenk diyarina yollanirdi. O d?nemlerin, b?y?k ?l??de tarim ve hayvanciliga dayali gelismis ekonomisi ile temay?z eden Ankara, bir?ok devlet ve beyligin dikkatlerini ?zerinde topluyordu. Bunun i?indir ki Ankara'dan bahsederken Hammer de s?yle s?yleyecektir: "Iskender'in, K???k Asya'daki fetihlerinin kuzey noktasi olan bu sehir, Hilafetin ve Bizans Imparatorlugu'nun y?kselis ?aglarinda Amuryum (Anamur) gibi, Kostantiniyye (Istanbul) ve Isl?m h?k?mdarlari arasinda s?rekli bir ?ekisme konusu idi. Harun Resid ile Me'mun Ankara'yi feth ettiler. Harun Resid, Dogu Roma Imparatorlugu arazisi ?zerindeki zaferinin hatirasini ebedilestirmek i?in Ankara'nin muhtesem iki kapi kanadini Bagdad'a nakl ettirdi. Ankara'nin elde bulunmasi, Murad i?in ?nemli idi. Zira Orta Asya ticaretinin merkezi, Suriye ve Ermenistan'dan T?rkiye ve Kilikya sahillerine giden yollarin merkez noktasi idi. K???k Asya'nin en zengin vilayetlerinden biri olan Ankara, eski ?aglarda yagli kuyruklu koyun s?r?leri, uzun ve yumusak t?yl? ke?ileri ile meshur oldugu gibi zamanimizda dahi ?rt?leri, y?nleri, bina har?larinin saglamligi, otuz alti ?esidi sayilan armutlarinin lezzeti, elmalari, ?z?mleri gibi meyveleri de az s?hretli degildir. Ayas sulari da kaplica olmak ve i?ilmek i?in en sifali sulardir. Keza Ankara, pehlivan yetistirmek ve ibadethaneleri ile de s?hret kazanmistir. SULTAN MURAD'IN TESKILAT?ILIGI Murad H?davendig?r, Ankara'yi alip Karaman beyi tarafindan yapilan kiskirtmalarin sebep oldugu karisikliklari da bastirdiktan sonra g?zlerini Avrupa'ya ?evirdi. Bu arada Sultan Murad, zamanin gerektirdigi bazi yeni kanun ve tesislere de bas vurmaktan geri kalmiyordu. Nitekim kendisinden ?nce bir sefere baslamadan evvel o ?agda en b?y?k ve mertebe bakimindan en y?ksek sayilan taht merkezi olan Bursa kadiliginin, ordu kadiligi ile birlestirilmesini emr eder. B?ylece ilk defa "kadiaskerlik m?essesesi" dogmus oldu. B?yle bir m?essesenin teskiline de ihtiya? vardi. ??nk? daha ?nce her sefere ?ikista r?tbesi en y?ksek olan taht kenti kadisi, seferlerde anlasmazliklari ??zer, askerlerin t?relere g?re nizam i?inde hareket etmelerine bakardi. Murad zamaninda asker sayisinda meydana gelen b?y?k artis, b?yle bir makamin ihdasina ihtiya? g?sterdi. Savasta ve barista islerin y?r?t?lmesi, anlasmazliklarin giderilmesi, her t?rl? ?zel durumlarin incelenmesi ve terekenin hesaplanmasi g?revlerinin kadiaskerlere birakilmasi uygun g?r?ld?. B?ylece bu g?reve getirilen kimse, asker olan ve olmayan idareciler ?zerinde ?st?n bir kontrol hakkina sahip bulunacaktir. O siralarda Bursa Kadisi olan ?andarli (Cendereli) Kara Halil Hayreddin Pasa en selahiyetli kisilerden ve kadilarin en ulularindan oldugu i?in bu g?reve getirilmis oldu. Sultan Murad, zaman ve sartlarin gerektirdigi yenilikleri yapma ve tedbirlere bas vurmaktan ?ekinmiyordu. Ger?ekten, atalari en b?y?k ?ocuklarini ordulara komutan tayin ederek onlari beylerbeyi sifati ile ?lkeler zapt etmeye g?nderiyorlardi. Sultan Murad'in, delikanlilik ?agina gelmis oglunun bulunmamasindan dolayi en kidemli beylerden ve saltanatin temel direklerinden olan Lala Sahin Bey'in, asker ve ordunun tertibi, savas ara?larinin saglanmasi i?in "beylerbeyilik" g?revi ile basa ge?irilmesi uygun g?r?lm?st?. Bundan sonra o, deniz kenarinda, sayisiz askerin karsi tarafa ge?isini saglayacak gemiler yaptirmakla da g?revlendirildi. Hammer, Beylerbeyligin, hanedanin disindan birine verilmesini daha degisik bir a?idan degerlendirerek s?yle der: "Lala Sahin, beylerbeyi ?nvaniyla Osmanli ordularina bas komutan oldu. Beylerbeyi me'muriyeti Ayni zamanda vezirlik g?revini de i?ine almaktadir ?nceki padisahlar zamaninda onlarin en yakin akrabasina veya b?y?k ogullarina verilirdi. Nasil ki Orhan'in biraderi Alaeddin ve ondan sonra oglu S?leyman'in bu iki hizmeti idare ettiklerini g?rm?st?k. Murad, bu sistemde bir karisiklik ve saltanat i?in bir tehlike sezerek bundan sonra ogullarini m?savere meclisine kabul etmemek ve asker bas komutanligini yabancilara tevdi' etmek suretiyle eski us?l? bozdu. H?k?mete yeni bir g?ven veren bu sistem, Birinci Murad'dan sonra gelenler tarafindan da degistirilmemis ve ona uyulmustur. SULTAN MURAD'IN RUMELI SIYASETI Lala Sahin Pasa'nin orduyu toplamasi ve asker? hazirliklarin yapilmasindan sonra Rummeli yakasina ge?ildi. Padisah ilk ?nce kardesi S?leyman Pasa'nin mezarini ziyaret edip onun adina ve sevabi ona ait olmak ?zere sadaka dagitmisti. Sultan Murad bununla da yetinmeyerek onun adina vakiflar tesis etmisti. Bundan sonra h?k?mdar cihad i?in yoluna devam etmisti. Ilk ?nce Gelibolu'dan fazla uzakta bulunmayan ve Elespon ?zerinde kurulmus olan Bontos kalesi kusatildi. Kale tekfuru b?yle sayisiz ve heybetli bir ordunun karsisinda tutunamayacagini anlayip kaleyi teslim eyledi. Bundan sonra da ?orlu ?zerine y?r?yen Sultan Murad, orayi da fethederek yeniden ele ge?irdi. Daha ?nce belirtildigi gibi Edirne'ye varip orayi da fetheden Murad H?davendig?r, artik Balkanlar'da yerlesmek, mekan tutmak ve orayi yurt edinmek ?zere buraya yerlesir. Bilindigi gibi Edirne, Meri?, Tunca ve Arda nehirlerinin kavsak noktasinda bulunmaktadir. Bu bakimdan buranin g?lsuyu ve g?lyagi Misir ve Iran'dakilerle boy ?l??secek bir durumdaydi. Sabunu, Suriye sabunlarini, sekerlemeleri Konya'ninkileri aratmazdi. Yerinin ve halkinin g?zelligi dillere destandi. Osmanlilar, burayi Cenab-i Hak tarafindan ?zellikle korunan ve medeniyet?e pek ileri bir sehir saymislardir. Burasi sehri s?sleyen yapilar, saraylar, ?arsilar, camiler, okullar ve k?pr?ler bakimindan pek ?ok seyyahin dikkatini ?ekmekteydi. Ger?ekten de Edirne, askerlik, siyaset ve ticaret m?nasebetleri bakimindan sahip oldugu stratejik mevkii dolayisiyla Osmanli padisahlarinin taht merkezi olmaya degerdi. Bununla beraber Sultan Murad, ikametgah olarak Dimetoka'yi se?mis ve orada bir saray yaptirmisti. Sultan Murad'in, Edirne yerine Dimetoka'yi se?mesinin sebebi, o d?nemde Dimetoka'nin daha bayindir ve mamur olmasi ile sarayinin Edirne'dekine g?re daha iyi olmasi olarak g?sterilmektedir. Padisah, Beylerbeyi Lala Sahin Pasa'nin Edirne'de oturmasini ve Kuzey Trakya'da fetihlere devam etmesini istemisti. Bu arada Evrenos da bu b?lgenin g?neyinde G?m?lcine ve Vardar gibi yerleri aldi. Bu iki sehirde Evrenos'un hatirasi, sadece bunlari feth etmis oldugu i?in degil, fakat bir?ok cami ile kervansaray yaptirdigi ve onlar i?in yeteri kadar tahsisat bagladigi i?in de sakli kalmistir. Lala Sahin'e gelince o, zafer sancaklarini Balkan eteklerine kadar ulastirmis ve en ?nemli yerlerden olup Belgrad'a kadar b?t?n memlekete pirin? vermekte olan iki Zagra (Eski ve Yeni) ile Filibe'yi almistir. Lala Sahin de Evrenos gibi Osmanli ?lkesine kattigi sehirlere ziynet veren ihtisamli yapilarla adini yasatmistir. Bunlar arasinda Filibe'de iki ok atimi uzunlugunda ve iki arabanin yanyana ge?ebilecegi bir tas k?pr? anilabilir. Lala Sahin Pasa'nin, Zagra'yi feth etmesinden sonra Osmanlilarin eline pek ?ok esir d?sm?st?. Esir sayisi o kadar artmisti ki, bir adamin degeri y?z yirmi bes ak?a gibi ?ok az sayilabilecek bir meblaga d?s?rm?st?. Hoca Saadeddin Efendi, gerek bu d?nem ve gerekse ?nceki d?nemde ortaya ?ikan "Pencik vergisi? hakkinda bilgiler verir. Buna g?re Karaman'da dogan fakih Kara R?stem, Karaman'dan Sultan Birinci Murad'in yanina gelir. Elde edilen diger ganimetlerin taksiminde olan uygulamanin esirler konusunda uygulanmadigini ve seriatin emr ettigi beste bir vergi ?demenin yapilmadigini g?r?r. Bunun ?zerine hemen devrin kadiaskeri olan ?andarli Kara Halil'in huzuruna ?ikip diger ganimetlerden alindigi gibi esirlerden de beste bir hissenin devlet i?in alinmasi gerektigini s?yler. ?andarli Halil'in, durumu Sultan'a arz etmesi ?zerine o da Kur'an ve S?nnetin gereginin yerine getirilmesini ister. Durumun takdiri i?in toplanan bir hey'et, her esir i?in 125 ak?a fiyat takdir eder. Bu fiyatin beste biri olan 25 ak?anin pencik (humus) vergisi olarak devlet adina alinmasina, bu isin tedviri i?in de Kara R?stem'in memur edilmesine karar verir. Sultan Murad, Edirne'den Bursa'ya d?n?nce komsu h?k?mdarlara Edirne'nin feth edildigine dair fetihnameler g?nderdi. Bunlardan birinin ?rnegi Feridun Bey M?nseati (I, 93)'te verilmektedir. BALKANLAR'DA OSMANLILAR'A KARSI KURULAN ILK ITTIFAK VE SIRP SINDIGI SAVASI Osmanlilar, ele ge?irdikleri yerlerde teskil?t kurup arazi islerini tanzim etmeye ?alisirlarken, Sirp ve Bulgarlar da Edirne ile Filibe'nin geri alinmasi i?in faaliyetlerde bulunup papa vasitasiyle Avrupa'yi harekete ge?irmek istiyorlardi. 1364 yilinda Filibe'yi Osmanlilara teslim ederek ailesi ile birlikte Sirbistan'a gitmis olan Rum kale komutani, Sirbistan krali besinci Uros'a bas vurarak T?rk kuvvetlerinin azligindan bahis ile onu Osmanlilar aleyhine kiskirtir. Sayet simdi bu isin ?zerine ciddiyetle varilmaz ve g?z yumulacak olursa vaziyetin ileride ?ok daha vahim olacagini bildirir. Bundan baska Papa V. Urban'in tesviki ile Macar Krali Layos basta olmak ?zere Bulgar, Sirp, Eflak ve Bizanslilar arasinda bir ittifak saglanir. Balkanlar ?zerinde bir n?fuz kurmak isteyen Macar Krali, bu ittifak neticesinde Osmanlilara karsi yapilan sefere bizzat istirak eder. M?ttefik kuvvetlerin, T?rkleri Balkanlardan atmak i?in Meri? vadisi boyunca Edirne'ye dogru y?r?mesi ?zerine Edirne'de bulunan Lala Sahin Pasa, bu tehlikeli durum karsisinda derhal Bursa'da bulunan Sultan I. Murad'a haber g?ndererek yardim ister. O, bununla da kalmayarak, maiyyetindeki komutanlardan Haci Ilbeyi'ni de 10.000 kisilik bir kuvvetle ileri g?nderir. Haci Ilbeyi, m?ttefikler Meri? nehrini ge?tikten sonra onlara yetisebilmisti. Haci Ilbeyi, Meri? nehrini ge?en ve kendilerine mukabele edilmedigi i?in pervasizca hareket eden d?smanin gaflet ve sarhoslugundan istifade edip cesurane bir karar verir. Haci Ilbeyi 10.000 kisilik akinci k?vveti ile gece yarisi d?sman ordug?hina ?? koldan baskin yapar. Asil b?y?k T?rk ordusunun kendilerini bastigini zanneden Ha?lilar, b?y?k bir bozguna ugradilar. Bir kismi kirildi, bir kismi da Meri?'te boguldu. G?n dogarken kalabalik d?sman ordusunun imha edilmeyen d?k?nt?leri kendilerini Meri? nehrine zor attilar. Bunlardan b?y?k bir kismi da nehirde boguldu. Macar krali Layos ise canini zor kurtardi. Rivayete g?re bu kurtulusunu devamli olarak boynuna asili vaziyette ?zerinde tasidigi Meryem'in tasvirine haml ettigi i?in memleketine d?nd?g?nde bir s?krane isareti olarak onun adina bir kilise yaptirmisti. Osmanli tarihlerinde Sirp Sindigi, yabanci tarihlerinde ise Meri? veya ?irmen muharebesi diye bildirilen bu zafer ile Edirne ve Bati Trakya daha da emniyet altina alindi. Meri? nehri ise tamamen Osmanli kontrol?ne girdi. Bu savasla Avrupa'da Osmanlilara karsi yapilan m?sterek bir mukavemete b?y?k bir darbe indirildi. Sirp Sindigi savasi ile T?rklerin Rumelide s?r'atle ilerlemeleri saglandi. Bu sayede, Bosna'da oldugu gibi Balkan devletleri ?zerinde de hakimiyet tesis etmek isteyen Macarlarin n?fuzu kirilmis oldu. Macarlarla T?rkleri ilk defa karsi karsiya getiren bu savas, d?smanda ?yle bir korku izi birakmistir ki, Hammer'in ifadesiyle bu korkuyu ancak Hunyad (Kazikli Voyvoda) gibi birisi onu izale edebilmistir. Osmanlilarin, Balkanlardaki basarisi, Papa'yi yeni bir ittifak kurulmasi arayis ve tesebb?s?ne sevk etti. Bizans Imparatoru, Macar Krali ve Italya'daki prenslerle is birligi yapmaya ?alisan Papa, T?rklere karsi Ha?li seferi a?ildigini bildiren bir bildiri yayinladi. Ancak buna tek ciddi cevap, Savoy D?k? U. Amadeo'dan geldi. Amadeo'ya bagli bir filo, 1366 yilinda Gelibolu'yu ele ge?irip tekrar Bizanslilara verdi. Fakat bu sirada T?rkler, Trakya b?lgesine, durumun kendilerini pek etkilemeyecegi kadar yerlesmislerdi. Zaten kisa bir s?re sonra Gelibolu tekrar alinacakti. Sultan Murad, m?ttefik d?sman kuvvetlerinin Edirne ?zerine geldikleri haberini alinca derhal kuvvetlerini toplayip yola koyuldu. Fakat daha ?nce yol ?zerinde bulunan ve icabinda Rumeli'den d?nerken korsan gemileri ile kendilerini tehdid edecek olan ve Katalan'larin elinde bulunan Biga'yi bizzat kendisi karadan, Edincik ve Gelibolu'dan getirttigi donanma da denizden muhasara etmisti. B?ylece hem denizden hem de karadan kusatma altina alinan Biga zapt edilmisti. Biga'nin fethi esnasinda Sirp Sindigi zaferinin haberi gelmisti. Sultan buna ?ok sevinmis ve Allah'a hamd etmisti. Sultan Murad, Biga'daki evlerin gazilere taksim edilmesi ve kiliselerin cami haline getirilmesini de emr etmisti. Biga'nin fethinden sonra Bursa'ya d?nen Sultan Murad, Sirp Sindigi muzafferiyetinin s?kranesi olarak Bilecik'te bir cami. Yenisehir'de bir im?ret ve Gazi Erenlerden Postin pus Baba'ya bir tekke; Bursa hisarinda bir cami ile ?ekirge'de bir im?ret, medrese, kaplica ve han yaptirmisti. Sultan Murad'in yaptirdigi bu hayir isleri ile ilgili olarak vakfiyesinden ?grendigimize g?re o, b?t?n bunlari ahiret azigi olarak insa ettirmis ve bunlara vakiflar tahsis etmistir. Anlasildigi kadari ile Osmanlilar, Trakya'da kazandiklari bu Sirp Sindigi zaferi ile gururlanip gevsemediler. Ger?ek gayeleri, Balkanlar'da yerlesip yurt tutmak oldugundan bu Ha?li seferi kendilerini ikaz ettigi i?in arkadan gelecek olan tehlikelere karsi daha ?ok hazirlikli bulunmayi gerektiren tedbirleri almaktan geri kalmadilar. Muharebe ve d?nemin siyas? olaylari icabi 1365 yilinda devlet merkezini Bursa'dan Edirne'ye nakl ettiren Sultan Murad, kilicini yeniden kinindan ?ikarmak lazim geldigini anlamisti. Zira barut kokusunu yakindan almaya baslayan Hiristiyanlik ?lemi, artik kendileri i?in ortaya ?ikan bu tehlikenin farkina varmis bulunuyordu. Bu sebeple Ha?li seferlerini bir daha denemek isteyeceklerdi. Merkezin, Edirne'ye nakl edilmesinden sonra bu yeni taht sehri, saray, cami, medrese, im?ret gibi hayir eserleri ile dolduruldu. S?NNET D?G?N? ve BURSA'DAKI HAYIR ESERLERI Sultan Murad, Avrupa'da fetihlere devam etmek ?zere Bursa'dan hareket etmeden ?nce ?? sehzadesi B?yezid, Yakub ve Savci'nin s?nnet d?g?nlerini yapti. Gerek bu d?g?n gerekse Bursa'da yapilan eserler hakkinda Hoca Saadeddin, su bilgileri vermektedir: "?hsan ve l?tfu bol olan padisah, sapiklik yapilarini tek tek yikarak ?lkeler feth ederken b?t?n puthaneleri viran eylemisti. Ama bundan sonra hayir yapilarini onarmak ve faydali binalari arttirmak gayesiyle b?t?n gayretlerini sarf etmisti. Iyilik yapmak, adaletle h?k?m s?rmek, halki koruyacak tedbirleri almaya devam etmek ve Hz. Peygamberin s?nnetini y?celtmek i?in elinden geleni yapiyordu. Tahtkent Bursa'da n?fus o kadar ?ogalmisti ki, cami ve mescidleri artirmak, im?ret ve ibadethaneleri yeniden ele almak gerekiyordu. ?evre ?lkelerde, g?zel yaradilisli padisahin adaleti, ihsani ve basarili olanlari y?kselttigi duyulmus oldugundan faziletli insanlar padisahin, otagini ziyarete heveslenmislerdi. Taninmis bilginlerin artisi ve kerem sahibi kisilerin ?ogalmasi her g?n biraz daha kendini hissettirdiginden, gelip gidenleri agirlamak bu makamin sahibine aid olmakla ve ge?mis h?k?mdarlarin tutumlari da dikkate alinarak ?limler ve fazilet sahibi kimseler i?in konaklayacaklari binalari yaptirmak da ona d?sm?st?. Ilmin yayilmasi yolunda medrese ve egitim m?esseseleri insa ettirilmesini ?ng?rd?kleri kadar, temiz inan?lari ve saf duygulan ile her zaman ?bid, z?hid ve s?lih kisilerden, mesayih ve irsad sahiplerinden (m?rsid) dilekleri oldugundan bu gibilere, yurtlarindan ayri d?senlere (garib), fakir ve zavallilara oturacaklari yerlerin yapilmasini da buyurmustu. Anlatildigina g?re bu mutlu g?nlerde Istanbul tekfuru, Yalova sahillerini yagmalamak ve Isl?m topraklarina zarar vermek i?in bir ka? gemi ile asker g?ndermeye cesaret etmisti. Ama Allah'in yardimi, Isl?m askerlerine siper olmus, b?ylece bu saskin g?r?h (kalabalik) ?evrilip yok edilmisti. Bu savasta ele ge?irilenler arasinda bazi sanatk?rlar da bulunuyordu. ?b?r ganimetlerle birlikte bunlar da baglanarak padisahin otagina g?nderilmislerdi. Bunlar i?inde bir de becerikli ve h?ner sahibi bir mimarin bulundugu anlasilinca h?k?mdar onu azad ederek yaptirilan hayir binalarina mimar ve usta basi tayin etmisti. H?k?mdar, sarayin karsisina derhal bir cami yapilmasini emr etti. 767 (M. 1365) yilinda bu hayirli ise baslandi. Sehrin arka yakasinda h?l? Kaplica adi ile bilinen temizlik ve g?zelligi ile ?v?len bir hamam yaptirdi. Bunun yani basinda da bir im?ret ve misafirhane ile mescid, mescidin ?st katinda medrese ve ?grenci h?creleri insa ettirdi. Ger?ekte bu iki cami de deger ve yapi bakimindan yerlerini bulmuslardir. Sofa ve eyvanlarinin genisligi, s?tun ve kemerlerinin yapisi, iman ve inanan a?ik belgeleri olarak g?z?k?r. Tamamlandiklari g?nden zamanimiza kadar sabahin ilk isiklarinin dogusundan uykuya ?ekilen ana kadar genis alanlarinda farz ve nafile namazlar eda olunur. Zikir ve tesbihler edilir. Yine Bursa'da, G?kdere'nin su taksim yerinde bulunan mescid de bu Gazi H?nk?r'in hayir eseridir. Ayrica Bilecik'te bir mescid, Yeni sehirde ise Postin pus demekle s?hret bulmus olan dervis i?in de bir hankah yaptirmistir. Bunlara benzer daha nice yapilari vardir. Padisahlik burcunun yildizlan, devlet g?g?n?n pariltilari olan sehzadeleri ki her biri birer ?inar gibiydiler. Yani bunlarin Bayezid Han, Yakub ?elebi ve Savci Bey'in Hz. Peygamber'in s?nneti geregince s?nnet edilmeleri, ?lkeler sahibi sultanin arzusu olmakla saltanat otaginda el baglamis kisiler, d?g?n hazirliklarini yapmak ve gereken tertibati almakla g?revlendirildi. S?z? edilen yilin ilk baharinda, ?i?eklerin a?tigi demde sevin? ve nes'e i?inde ?yle g?zel d?g?n ve dernek edildi ki, bu g?k kubbe, altin bir sahan gibi parlayan g?nes ve g?m?s tabagi andiran ay'la donatildigindan beri, mislini g?rmemis. Isabetli tedbirler alan kisiler de benzerine rastlamamisti. Dernek kurulup davet edilenler yerlerini alinca sehzadelerin s?nnet edilmeleri buyrulmustu. Ondan sonra seyhlere, bilginlere kiymetli hil'atler ve hediyeler verildi. Fakir ve fukara da kurulan sofralarda doyuruldu. En sonunda davetliler, kiymetli armaganlarini, sayisiz hediyelerini kerem sahibi sahin otagina sundular." BALKANLAR'DA YENI FETIHLER Sultan Murad, Bursa'dan Rumeli'ye ge?ip Bolonya zaferini kazandiktan sonra Edirne'ye d?nm?s ve kisi orada ge?irmisti. Bu esnada Vezir-i azam ?andarli Hayreddin Pasa'yi, Rumeli'nin bati yakasinda bulunan Borlu, Iskete (Iske?e) ve Marolya kalelerini almak ?zere buralara g?ndermisti. Evrenos Bey de ?andarli'nin idaresine verilmisti. ??nk? Evrenos Bey bu b?lgeyi iyi taniyan bir kimse idi. G?m?lcine'ye geldikleri zaman Hayreddin Pasa'nin bu sehirde kalmasi uygun g?r?lerek Evrenos Bey, ?b?r beylerle birlikte Borlu ve Iske?e ?zerine y?r?d?. Aldigi g?zel tedbirlerle bu ?lkeyi ele ge?irip, halkini da yurtlarinda birakti. Kalelere de isi bilen ve durumu kavrayacak olan erleri yerlestirdikten sonra Marolya kalesine geldi. Marolya aslinda bir kadin olup adi ge?en kalenin sahibi idi. Bu kadin, Serez hakiminin de akrabasi idi. Marolya, Serez'den yardim taleb etti. Oradan gelecek yardima g?vendigi i?in baslangi?ta direndi. Yigit?e savasti. Bu y?zden savas uzadi. Sonra Serez'den yardim gelmeyecegini anlayinca baris istemek zorunda kalip, kaleyi teslim etti. Sahibinin bir kadin olmasindan dolayi, daha sonra buraya "Avrathisari" dendi. Marolya kusatmasi devam ederken Sultan Murad, Serez ?zerine de Deli Balaban adinda g?z? pek bir yigidi g?ndermisti. Deli Balaban, Serez'i kusatma altina aldigi i?in Marolya'ya yardim gelmemisti. Sultan Murad, Balaban'a yardim etmek ?zere Lala Sahin komutasinda kalabalik bir birlik g?nderdi. Lala Sahin ?nce Kavala kalesine y?klenmis burayi bir hamlede zapt ederek g?m?s madenlerini ele ge?irmisti. Oradan da Drama kalesine y?nelmis ve kaleyi kisa bir zaman i?inde feth etmisti. Oradan da Zihne'yi ele ge?irmisti. Halka karsi yumusak davranmis, herkesi kendi topraginda birakarak onlarin, sultanin adaletinden hosnud olmalarini saglamaya ?alismisti. Bu sekildeki tutum ve davranisin bir sonucu olarak Serez kalesine de baris yolu ile girilmisti. Ondan sonra da Karaferye kalesinin halkini zimm?lik hukukuna tabi kilacagina inandirip s?z verdikten sonra almisti. Feth edilen kalelerin bakim, onarim ve korunmasi islerini tamamladiktan sonra 776 (1374/1375) tarihinde toplanan ganimetlerle birlikte Sultan Murad'in yanina d?nd?. Sultan, bu kadar ganimeti ve ?lkeleri kendisine baris eden Allah'a hamd ettikten sonra Bursa'ya dogru harekete ge?mek istiyordu. Tam bu sirada Sirplarin kendi topraklarina h?cum etmek gayesiyle b?y?k bir ordu ile harekete ge?mek ?zere olduklari haberini aldi. Bunun ?zerine Sultan Murad, kalabalik bir ordu hazirlayarak b?y?k oglu Yildirim Bayezid'i otaginda birakarak Gelibolu'ya gitti. Oradan da hi? vakit kayb etmeden Sirp diyarina y?neldi. Sirbistan h?k?mdari, Isl?m askerinin kalabalik oldugunu g?r?nce, dizginlerini ka?is y?n?ne ?evirerek hazine ve kiymetli esyalarini kalelere koyup, ekili araziyi yaktirip zahireyi yok ettikten sonra ka?ip gitmisti. ?lkenin halki da daglara ?ekilerek memleketi hos birakmisti. ?lkenin bos ve ekinlerin yakilmis olmasindan dolayi askerler bir kitlikla karsi karsiya kaldilar. D?rt ay kadar s?ren bu hareketin sonunda Semendire yakininda bulunan Nis kalesinin feth edilmesine karar verilir. Bizans'in en m?stahkem d?rt mevkiinden biri ve Trakya, Sirp ve Panuni arasindaki ulasim noktalarinin merkezi olan Nis ?zerine y?r?yen Sultan Murad, zorlu ve kanli bir m?cadele ile burayi ancak 25 g?n sonra feth edebildi. Hoca Saadeddin'in ifadesine g?re "kalenin saglamligina g?venen k?fir, O y?renin b?t?n malini bu kalede saklamisti." Buradan bir ?ok mal ve esir ganimet olarak alindi. B?ylece ordudaki kitlik da giderilmis oldu. B?y?k Konstantin'in dogum yeri olan Nis'in Osmanlilarin eline ge?tiginin duyulmasi ?zerine Lazar baris istemek zorunda kaldi. Hammer'in ifadesine g?re her sene Padisaha bin libre g?m?s g?ndermek istegi yerine getirildi. Hoca Saadeddin ise bu konuda s?yle der: "Padisah'a layik hediyeler ve armaganlarla el?i g?nderip, kulluklarini bildirip kapiya kabul edilmelerini diledi. ?? yillik harac ?ikartip cihan hakiminin otagina sundu. Ayrica her yil elli okka g?m?s g?ndermeyi de kabul etti." Bundan sonra Nis kalesi ile ?evresinin korunmasi i?in tedbirler alindi. Bu arada harp ve sefer yorgunlugundan g?c?n? yitirmis olan gazilere yurtlarina d?nme izni verildi. Sultan Murad, ayni yil Sisman ile de baris yapti. ??nk? Sisman, Sultan Murad'a bir?ok hediye takdim etmis, bunun karsiliginda da sultan onu diger h?k?mdarlardan daha ?st?n tutmus, onu tekrar ?lkesinin hakimi olarak yerinde birakmisti. Sadece her seferde padisahtan gelecek emre g?re hazir olmasi gerektigi yolunda kendisine bir ferman verilmisti. Hammer, Sisman (Sosmanos)'in, vergi vermekten kurtulmak i?in kizini Sultan Murad'a verdigini belirtir. Sonunda Avrupa'da baris kurulmustu. Orhan'in oglu (Sultan Murad), b?t?n yorgunluklarini bir kenara atip artik dinlenebilirdi. Kisi, yeni devlet merkezi olan Edirne'de ge?irdi. Murad, ?z?nt?s?z, kedersiz ve savassiz alti yil i?inde devletin i? isleri ile ugrasti. Ordu teskil?ti d?zeltildi. Sipahilerin timar us?l? ve bir nevi ulastirma askeri olan "Voynuk"larin kurulusu, m?kemmel ve olgun duruma getirildi. Asker? malik?neler (yurtluk)in timar ve ze?mete b?l?nmesi, bazi kurallara baglandi. Isl?m'in diger sancaklarindan ayird edilmek ?zere sipahi sancaklari i?in kirmizi renk se?ildi. Hz. Peygamber, alemi (sancak) i?in g?nes rengini (sanyi) begenmisti. F?tim?ler zemin (yesil), Emev?ler g?nd?z (beyaz), Abbas?ler gece (siyah) renkleri almislardi. Osmanlilar da kan rengini kabul ettiler, Iran'da sofiler tarafindan o kadar saygi g?rm?s olan g?k mavisi, bir?ok asirdan beri Bizans sarayinin ve devletin se?kin memurlarinin begendikleri renkti. Osmanlilar zamaninda bu renge hi? ragbet g?sterilmedigi gibi mavi, M?sev?lerin pabu? ve serpuslarina tahsis edilmistir. Voynuk teskilati, padisahin tebeasindan olan hiristiyanlardan meydana gelmis bir asker grubu idi ki, seferlerde bayagi hizmetlerde kullaniliyorlardi. Ahirlari temizlemek, atlarin bakimi ve arabalari s?rmek bunlarin isi idi. Bu hizmetlerinden dolayi bunlar her t?rl? vergiden muaf idiler. Osmanli sancaklarinin renginin tanzimi, asker? malik?nelerin islahi, voynuklarin tesisi gibi ?nemli kuruluslar, savasin sonuna dogru vefat eden Lala Sahin'in ?l?m? ?zerine beylerbeyi se?ilen Timurtas'in himmeti ile olmustu. ?IRMEN ZAFERI Osmanlilarin Balkanlardaki fetihleri, kisa bir zaman diliminde ger?eklesmisti. Bir bakima 10 yil i?inde Gelibolu'dan Sirbisbtan'a kadar gelinmis, Adriyatik Denizi'ne kadar n?fuz ve tesir sahasi kurulmustu. Avrupa, Osmanlilara karsi U. Ha?li seferini tertipleyerek Sirp Sindigindan 7 yil sonra tekrar talihini denemek istedi. Bununla beraber bu defa ki kuvvetlerinin eskiye g?re biraz daha az oldugu, esas ve temel kuvvetlerin Sirplar tarafindan teskil edildigi anlasilmaktadir. Tarihte Ikinci Meri? veya ?irmen savasi diye anilan bu muharebede Sirp Krali Vukasin ile kardesi veliahd prens Uglesa maktul d?sm?slerdi. Eflak (Romanya) prensi ise ka?misti. Savasin bu sekilde sonu?lanmasi ?zerine Sirbistan'da hanedan ve iktidar degismisti. 26 Eyl?l 1371'de kazanilan bu zaferle, Osmanlilar i?in Makedonya'nin kapilari a?ilmisti. Eski idarecilerinin tahakk?m?nden bikan halk, buralarda yeni bir sistem ve adalet anlayisi getiren Osmanlilari bekliyordu. Zira Sirp ve Bulgarlarin idaresi Bizans'inkinden de k?t? idi. Bu muharebe neticesinde Gazi Evrenos kuvvetleri tarafindan ikinci defa elde edilen G?m?lcine'den baska Borla, Iske?e ve Marolye; Kadiaskerlikten vezirlige y?kseltilmis bulunan Kara Halil Hayreddin Pasa tarafindan da Kavala, Drama, Zihne ile Makedonya, Sirp kralliginin m?him sehirlerinden olan Serez ve daha sonra Karaferye zapt edildi. Sultan I. Murad, Serez ve havalisine Anadolu'dan asiretleri getirip yerlestirmisti. Osmanli Devleti'nin bu isk?n politikasi, kurulustan itibaren devam etmekteydi. "Osmanli Devleti, kurulus devrinde konar-g??er T?rk asiretlerini yeni alinan b?lgelerin T?rlestirilmesinde kullandigi gibi, yerlesik ahaliye nazaran savas?i vasiflari, bir disiplin ve teskil?t i?inde olmalari sebebiyle de anlari fethedilen bu b?lgelere nakl etmistir. Nitekim Rumeli fatihi S?leyman Pasa zamaninda asiretlerin Rumeli'ye ge?irilip isk?n edilmelerinde, feth edilen topraklardan ka?an halkin yerini doldurmak gayesi de kismen rol oynamistir. Bu kabil iskan hareketleri, kurulus devrinde devletin sik sik m?racaat ettigi s?rg?n usul? ile yapilmakta idi. Bunlarin yanisira sonradan Rumeli'den de Anadolu'ya insan topluluklari nakledilmistir. Osmanlilar'in daha Rumeli'ye ge?tikleri andan itibaren T?rk topluluklarinin buraya nakledildikleri bilinmektedir. T?rk topluluklarinin Rumeli'ye nakledilmeleri sirasinda, devlet tarafindan kendilerine zengin topraklar vermek, b?t?n akrabalari ile ge?ecek olanlara ise yurtluk, toprak ve timar gibi imtiyazlar tanimak suretiyle m?haceret tesvik edilmistir. Bu durum, f?tuhati tesvik amaci tasidigi kadar, memleketin senlendirilmesi ve iskani gayesini de tasimaktaydi." ?irmen zaferinden faydalanan T?rk akincilari, bir taraftan Adriyatik sahillerini, diger taraftan Yunanistan'a inerek Attika yarimadasini taradilar. Bu sekilde Osmanli Devleti'nin tesir sahasi, hemen hemen b?t?n Balkanlari i?ine alan bir genislige ulasti. ?irmen zaferinin meyveleri derhal toplanmaya baslandi. Bunun i?in Sultan Murad, Rumeli f?t?hati pl?nini emin, metin ve seri adimlarla ger?eklestirmeye ?alisiyordu. Bu pl?nin iyi bir sekilde uygulanabilmesi i?in de gerekli tesebb?slerde bulunuluyordu. Nitekim bu maksatla Evrenos Bey, uc olarak kabul edilen Serez'i kendisine merkez yapti. Fakat daha sonra Bizans Impar?torunun oglu olan Selanik valisi Manuel, Serez'i ele ge?irmek i?in bir ayaklanma tertipledi ise de bu ayaklanma vezir Halil Hayreddin Pasa tarafindan bastirilmisti. B?t?n bu muvaffakiyetlerden sonra Osmanli kuvvetleri, Vardar nehri vadilerine girerken karsilarinda durabilecek bir kuvvet kalmamisti. B?ylece bir bu?uk veya iki sene gibi, harp ve devletler tarihi i?in ?ok az denebilecek bir s?rede Vardar'in dogusundaki yerler Osmanli hakimiyeti altina girmisti. Bu esnada akinci kuvvetleri de Balkan yarimadasinin batisina dogru akinlarina baslamislardi. Bulgar Krali Sisman ile Makedonya Sirp Krali'nin Samakov'da birlikte maglup olduktan sonra K?stendil'in elden ?ikmasi beklenen bir hadise idi. Hammer'in ifadesine g?re, bir?ok kaplicasi, hasmetli kubbelerle ?rt?l? on iki k?k?rtl? suyu, sehrin her tarafina i?ilecek su dagitan kanallari ve dagdan inen irmaklarla sulanan bah?eleri ile taninan K?stendil, ayni zamanda yakinlarinda altin ve g?m?sten para basilan bir yer olmasi bakimindan da dikkat ?ekerdi. 1372 yilinda K?stendil ile ?evresi feth edilerek burada bulunan Bulgar Prensi ?ari?e Evdokia'nin oglu Kostantin, her t?rl? vergiden muaf olma karsiliginda sehrin (K?stendil) anahtarini Sultan Murad'a teslim etti. B?ylece Kostantin, Osmanli hakimiyetini kabul ile vergi ve gerektiginde asker vermeyi taahhud etti. Hoca Saadeddin, K?stendil'in fethi ile ilgili olarak sunlari s?yler: "Adaleti ile ?lkeleri tutan padisah, Allah'in verdigi destek ile a?ilan bahtini degerlendirerek cihad t?resini s?rd?rmek ve yeni ?lkeler zapt eylemek i?in b?t?n tedbirlerini almis bulunuyordu. Devletin gelismesi ile kendi ?z benliginde yeni fetihlerin ve ?zlenen basarilarin belirmis olmasi, onu cihad sancaklarini a?ma yolunda b?t?n gayret ve himmetiyle ?alismaya y?neltmisti. Rumeli uclarinda cihad yolunda ugrasan iyi niyetli beylerin, ?lkeler feth eden padisahi ?agirmalari ?zerine 773 (M. 1372) yilinin baharinda b?y?k bir ordu ile tekrar Rumeli yakasina ge?ti. Ilk is olarak Lala Sahin'in K?stendil b?lgesinde almis oldugu yerleri korumak ve geride kalan topraklar ?zerinde kendi bayraklarini a?mak i?in bu b?lgeye hareket etti. K?stendil tekfuru olan Konstantin, ?lkesinin genisligi ve ordusunun kalabalikligi ile ?evrede taninmis, Bulgar diyarinin h?k?mdari, altin ve g?m?s madenlerinin bulundugu b?lgelerin de h?kimi olmakla s?hret yapmisti. G?c?n?n ?st?nl?g?ne gururlanarak ?evresindeki "mul?ke itaat etmez" bagimsizlik arzusu kara kafasindan ?ikmazdi. Ama ?lkeler a?an padisahin heybeti y?regine tesir etmekle onun ?st?n g?c? ve kudreti ile kendi ?lkesine dogru gelisi, devlet ve ikbal ile ?zerine y?r?y?se ge?tigi haberi kulagina ulasinca, yenilecegini anlamis ye boyun egme yolunu tutmasi gerektigini kavramisti. Bunun i?in Kostantin, padisahi kendisine layik hediyeler ve degerli armaganlarla karsiladi. Sahip oldugu kalelerin anahtarlarini teslim ederek kulluk yolunda gerekenleri yerine getirdi. B?ylece padisahin iltifatini kazanmakla sevindi. ?deyecegi cizye ve harac ta tesbit edildikten sonra memleketini y?netme g?revinin kendisine verildigini bildiren fermani aldi. Zamanin h?k?mdari da bu basaridan sonra tekrar Bursa'ya d?nd?." Osmanlilarin, Makedonya'yi feth ederek K?stendil'e gelmeleri Yukari Sirbistan despotu Lazar Grebliyanovi?'i, Sultan Murad'la anlasmaya zorladi. Lazar, Osmanlilara vergi ile birlikte asker vermeyi de kabul ediyordu. Bu sekilde kral, prens ve despotlarin hakimiyetini taniyarak vergi ve gerektigi zaman muharebelerde yardimci kuvvet vermeleri genis ?l??de fetihlerde bulunan T?rk devleti i?in b?y?k faydalar ve basarilar temin etti. PADISAHIN RUMELIYE TEKRAR D?N?S? Sultan Murad, Bursa'da bulundugu sirada 774 (1373) yilinda Vize sancak beyi Sirmerd Bey'den bir haber almisti. Bu haberde, Bizans Imparatoru'nun asker g?ndererek Vize ?evresini yagmalamaya ve halka zarar vermeye kalkistigi, ayrica kaleyi almaya yeltendigi bildiriliyordu. Bu istihbarat ?zerine h?k?mdar, derhal ordunun toplanmasini emr ederek s?r'atle Gelibolu'dan karsi tarafa ge?ti. Kuvvetlerini Malkara'da topladi. Lala Sahin, Evrenos Bey ve diger beyler, Malkara'da padisaha iltihak ettiler. Askerin bir kismini Ipsala civarindaki Ferecik kalesinin zaptina g?nderip kendisi de ?atalca taraflarina y?r?yerek Incegiz ve ?atalburgaz kalelerini aldi. ?atalburgaz hakimi, Incegiz h?kiminin akibetini ?grenmis bulundugundan hisari Sultan Murad'a teslim etti. Bu sebeple de h?k?mdarin ihsanlarina mazhar oldu. Tam bu esnada Lala Sahin Pasa'nin da Ferecik kalesini aldigi haberi geldi. Bu haberden kisa bir m?ddet sonra bizzat Lala Sahin Pasa bir ?ok mal ve ganimetle padisahin otagina geldi. Sultan, buradan Incegiz y?resinde bulunan Bolonya (Apolonya) kalesini almak ?zere hareket etti. Burada on bes g?n kadar bir savas oldu. Buna ragmen kale bir t?rl? d?sm?yordu. Sultan, bu kadar ?nemsiz bir kale ile vakit kayb etmeye degmeyecegini d?s?nm?s olmali ki, kusatmayi devam ettirmek i?in orada k???k bir kuvvet birakip oradan ayrilmaya karar vermek ?zere iken kale duvarlarindan birinin yikilmak ?zere oldugunu ?grenir. Bunun ?zerine Padisah, Lala Sahin Pasa'yi hemen kale ?zerine g?nderir o da orayi feth eder. Zengin ganimetlerle h?k?mdarin otagina d?nen Pasa, kale halkini yer ve yurtlarinda birakmisti. Sultan Murad, Bolonya kalesinin duvarlarinin yikilmak ?zere oldugu haberini aldigi zaman bir ?inar agacina dayanmakta idi. Bu aga?, o zamandan beri "ugurlu ?inar" diye anilir oldu. Fakat Hoca Saadeddin bunun ?inar degil kavak oldugunu ve kendisine "Devletl? Kavak" dendigini belirtir ki, "h?k?mdarin dolastigi yesil ?ayirlik" ifadesi de bunun kavak olacagini g?stermektedir. Osmanli Tarihi, "?sk?f adi verilen islemeli k?lahlarin ilk defa kullanilmasini bu muharebe sonunda ulasilan zafer ve Bolonya'nin fethine baglar. Altin tellerle islenen bu k?lahlar Kapi kullarina tahsis edilmistir. Rivayetler bu olayin s?yle ger?eklestigini belirtirler: Kaleyi kusatanlar, pek?ok altin ve g?m?s ganimetlerle Bolonya'dan ?ekildikleri sirada h?k?mdar, askerlerinden birinin basina ve k?lahinin altina bir tas koymus oldugunu fakat bunu tamamiyla gizleyemedigini g?rm?s. Bunun ?zerine o askeri huzuruna ?agirarak beste biri hazineye ait olan degerli bir seyi gizlemeye ?alismasini ayiplar. Hoca Saadeddin Efendi bu hadiseyi anlatirken s?yle der: "Sipahi, padisahin keremine ve ulu tutumuna g?vendiginden l?tuf ve ihsaninin genisligine, himmetinin bolluguna inandigindan gizledigi sirri a?ikladi ve kaptirmak korkusuyla sakladigi tasi meydana ?ikardi. Sonra s?yle dedi: "Sahimin devleti, ben, yoluna toprak olana bu sevin? k?lahini giydirmekle mutlu kilmistir. Onu baskasinin elinden kurtarmak i?in b?yle yaptim" demisti. Bu a?ik s?zler, bas taci edilecek bu dogruluk, o kiymetli tac kadar degerli davranis, keremli olmayi seven sah, y?celer y?cesi padisah katinda deger bulmus, kerem dolu yeller l?t?f denizlerini dalgalandirmis ve o altin taci (tas) anilan gaziye armagan etmesine sebep olmustu." Padisah, tasi askere biraktiktan sonra bunun bir hatirasi olmak ?zere de muhafizlari ile subaylarinin bundan b?yle sirma islemeli k?lah giymelerini emretti. Sultan Murad'in elbisesi satafatli degildi. O zamana kadar Germiyan fabrikalarinda yapilmis kumaslardan kirmizi renkli kaftan ve c?bbe giyerdi. Basina da yine ayni b?lgede islenmis beyaz renkte ince bir bez sarardi. Fakat sonradan bu basligini degistirmisti. Tarihlerde verilen bu bilgilerin dogrulugunu tesbit, biraz zor g?r?nmektedir. Hoca Saadeddin'in ifadesine g?re muhtemelen o kilik kiyafet o g?nlerde yayilmis olabilir. ?sk?f?n, Gazi S?leyman Pasa'nin bir bulusu oldugu kesindir. Osmanli akinlari Rumeli'de devam ederken padisah, devletin i? ve dis siyasetini belli bir ?l?? dahilinde tarassut ediyordu. Padisahin uyanik ve keskin bakisi, gerek Anadolu, gerek Bizans ve Balkanlarin siyas? ve ictima? d?zensizligini, avucunun i?i kadar a?ik g?r?yor, onun i?in de ?apraz menfaatlerin ugras meydani olan Rumeli cografyasini tepeden inme bir m?dahale ile ?nce siyas? ve asker? m?n?da ele ge?irmek sonra da ictima? ve meden? alanda yeni bir nizama tabi tutmak zaruretini hissediyordu. Bu d?nemde Orta Avrupa olsun, Balkanlar olsun, birbirlerini disleyen, kemirip kanini i?en d?sman unsurlarin kaynasip ?arpistigi bir sel yatagi haline gelmisti. Hele gittik?e kabugunun i?ine b?z?len Bizans Imparatorlugunda, debdebe ve tesrifattan ibaret kalmis ?lkesiz bir imparator vardi ki, bir yandan Osmanlilara boyun egerken, bir yandan da o bitip t?kenmez i? kavgalari, kanli didismeleri vahset ve zul?m aliskanligi tarih? ve an'anev? dekoru i?inde b?t?n dehsetiyle devam etmekte bulunuyordu. Baska bir ifade ile Bizans k?t? idare ediliyordu. Nitekim tarih?i Dukas, Imparator Ioannis Paleologos'u su c?mlelerle tavsif ederken bir hakikata parmak basmis oluyordu. "Imparator Ioannis, budala idi. Yalniz kadinlarin g?zel veya ?irkin olup olmadiklarini ve kimin karisi bulundugunu ve nasil ele ge?irecegini bilirdi. Diger hususat i?in memleketi gelisi g?zel idare ederdi." BALKANLAR'DAKI FETIHLER Sirp Sindigi zaferinden sonra Balkanlar'daki uc b?lgelerini sag, orta ve sol kanatlara b?len Sultan Murad, ?? koldan fetih hareketlerini baslatti. Sag kanat yani dogu sinir b?lgesi dogrudan dogruya Sultan Murad'in kendi komutasi altinda idi. Sol kanat yani bati b?lgesi komutani Evrenos Bey, orta kol komutani ise Kara Timurtas Pasa idi. 1365 yilinda Dalma?ya kiyilarinin g?neyindeki Dubrovnik (Raguza) Cumhuriyeti, Osmanli himayesini kabul eden bir muahede imzaladi. Ticaretle ugrasan bu k???k Slav cumhuriyetinin ileriyi g?rebilmesi, onun asirlarca devam edecek olan hayatini garanti altina almasina sebep olmustu. Osmanlilar, yillik vergi karsiliginda bu devlet?igin i? islerine karismadiklari gibi onu ortadan kaldirip ilga da etmediler. Dubrovnik'in himaye altina alinmasi ile T?rkler, Adriyatik denizine dayanmis oluyorlardi. Halbuki bu esnada daha Akdeniz'e ?ikmamislardi. G?m?lcine'yi ikamet merkezi olarak se?en Gazi Evrenos Bey, Sirp Sindigi'dan kisa bir m?ddet sonra Serez'i zapt etmisti. Fakat hen?z Drama ile Kavala, Bizans'in idaresinde idi. Sultan Murad, Sirp Krali Stefan Dusan'in ?l?m?nden sonra Bulgar Prensi Ivan Aleksandr tarafindan alinan Trakya'nin Karadeniz kiyilarini denetimi altina aldi. B?ylece Bizans'in Avrupa ile olan son karayolu bagi da kesildi. Bizans Imparatoru bu duruma bir ?are bulabilmek i?in Roma'ya gitti. D?rt kardinal huzurunda ve Saint Plerre Kilisesi'nde Ortodoks mezhebinin sapikliklarindan tevbe ve istigfar edip Latin Kilisesi'nin (Katolik) evladi oldu. Buna karsilik olarak da Papa, Bati d?nyasindan kendisi i?in b?y?k ?l??de yardim temin edecegi vaadinde bulundu. Fakat bu merasim, sahs? menfaatlerin disinda samimi bir alis veris degildi. Bunun en belirgin delili ise Imparator'un Bizans'a d?nd?g? zaman, gittiginden daha da eli bos kalmasi ve ?mid ettigi yardimdan bir zerre dahi bulamamasi idi. 1369'da Roma'da resmen Katolik olan Imparator, Istanbul'a d?ner d?nmez tekrar Ortodoks mezhebine d?nd?. B?yle siyas? manevralar ile padisahin itimadini da b?sb?t?n kayb eden Bizans Imparatoru, daha da zebun ve ?aresiz kalmis bulunuyordu. Bu asirlarda Ortodoks ve Katolik mezhepleri arasinda m?naferet ve ?ekisme o dereceye varmisti ki, bir Ortodoks, T?rk idaresini Katolik idareye tercih ediyordu. Katolikler i?in de durum bundan pek farkli degildi. 1367'de Kara Ali Bey oglu Timurtas Pasa, Tunca ?zerindeki Yanbolu'yu, Lala Sahin Pasa ise Samakov'u aldi. Samakov, Sofya'nin 50 km. kadar g?neydogusunda idi. Sultan Murad da 1368'de Hayrabolu'yu, 1369 yilinda Kirkkilise (Kirklareli), Pinarhisar ve Vize'yi Bizanslilardan geri aldi. Buralar daha ?nce feth edilmis olmalarina ragmen bir ara Bizans tarafindan tekrar isgal edilmislerdi. B?lgenin bu ?nemli sehirlerinin yeniden Osmanlilarin idaresine ge?mesi ?zerine, Bizans'in elinde Trakya'da fazla bir sey kalmadi. Tuna nehrinden Rodop Balkanlarina kadar orta ve g?ney Bulgaristan ile Osmanli fetihlerinden ?nce de kismen Trakya'ya sahip olan Bulgar Krali Yuvan Sisman, Osmanlilarla basa ?ikamayacagini anlayinca onlarla baris antlasmasi yapti. B?ylece Osmanli himayesini benimsedigi gibi vergi vermeyi de kabul etmek zorunda kaldi. Bu arada Kral Sisman, kizkardesi prenses Marya'yi da Sultan Murad'la evlendirmek suretiyle akrabalik tesis etmek ve bu sayede Osmanlilarin g?c?nden de istifade etmek istiyordu. Ger?ekten de Sisman, kendisine muhalefet edip Macarlari Vidin'e sokmus olan kardesi Stratisimir'e karsi Murad'la Ulahlardan yardim alarak Vidin ?zerine gitmisse de muvaffak olamadi. Bu siralarda T?rklerin, Bulgaristan f?tuhati devam etmeye kararli g?r?n?yordu. Bu durumu g?ren ve daha ?nce devlet merkezi olan Tirnova'ya gelmis olan Bulgar Krali Sisman, Sirbistan Krali ile anlasarak birlikte Osmanlilar ?zerine h?cum etmeyi kararlastirdilar. Lala Sahin Pasa, bu orduyu perisan etti. Bu ?amurlu meydan muharebesi ile Kuzey Bulgaristan kapilari da T?rkler'e a?ilmis oldu. SULTAN MURAD'lN ANADOLU SIYASETI ve YILDIRIM B?YEZID'IN EVLENMESI Birinci Murad'in, savas g?nlerinde oldugu gibi baris zamanlarinda da yeg?ne emeli, Avrupa ve Asya'da fetihleri devam edip sinirlarini genisletmekti. Bu sebeple o, Rumeli'deki h?kimiyetini saglamlastirirken, Anadolu birligini saglamak gayesiyle de buradaki beylikleri de topraklarina katma siyaseti g?d?yordu. Fakat bunu ger?eklestirmek i?in Anadolu'daki beyliklerle ?atismaya girmemeye ve baris?i bir siyaset takip etmeye azam? dikkati g?steriyordu: Bu siyaseti b?y?k bir maharetle uygulayan Sultan Murad, Karaman ogullarinin tehdid ve tazyiki karsisinda Osmanlilara dayanmak ihtiyacini duyan Germiyan oglu S?leyman Sah (1361-1387)'in arzusu ?zerine oglu Bayezid'i, S?leyman Sah'in kizi Devlet Hatun ile evlendirdi. Tarih? kaynaklarimizda uzun uzadiya anlatilan ve hakkinda teferruatli bilgi verilen bu evlilik, S?leyman Sah'in arzusu ?zerine olmustu. Buna g?re S?leyman Sah, oglu II. Yakub Bey'i yanina ?agirip kendilerinin ve memleketlerinin Karamanlilardan korunmasinin g?? oldugunu, bu y?zden Osmanlilar ile yakinlik kurmayi d?s?nd?g?n?, bunun i?in de kizi Devlet Hatun'u Murad'in oglu B?yezid'e vermeyi d?s?nd?g?n? s?ylemisti. Yakub Bey, yasli babasinin bu teklif ve arzusunu kabul etmis olmali ki, Sultan Murad'a, Ishak Fakih adinda saygi deger bir kisi ile Germiyan ?lkesinin bazi ileri gelenlerini el?ilikle g?revlendirip g?nderirler. Her ne kadar Hammer, "Bu sebeple b?y?k oglu Yildirim B?yezid'e komsusu Germiyan h?kiminin kizini almak istedi. Bu evlilik, padisahin arzularina pek uygun d?s?yordu. ??nk? gen? prenses ?eyiz olarak kocasina babasinin en g?zel yerlerini getiriyordu" diyorsa da o g?n?n sartlari ve gittik?e yildizi parlayan Osmanlilarin durumu d?s?n?l?nce bu teklifin bizzat Germiyan Beyi S?leyman Sah'tan gelmis olmasi yadirganmamalidir. Bununla beraber bu meselenin daha ?nce gayri resm? olarak g?r?s?l?p konusuldugu, ancak her iki tarafin arzusunun a?ik?a ortaya konmasi ?zerine erkek tarafi olarak ilk resm? tesebb?s?n Sultan Murad'dan geldigini d?s?nebiliriz. Germiyan Beyi S?leyman Sah'in el?isini, Edirne'de kabul eden Sultan Murad, onun getirdigi kiymetli hediyeleri kabul ettikten ve onu ?lkesine g?nderdikten sonra d?g?n hazirliklarina baslamak ?zere kendisi de Bursa'ya gelir. Ilk is olarak bu mutlu ve neseli d?g?ne katilmak i?in M?sl?man h?kamdar ve beylere davetiyeler g?t?rmek ?zere el?iler g?nderir. Hicr? 783 (1381) yilinda ger?eklesen bu d?g?nle ilgili olarak kaynaklar, su ortak bilgileri vermektedirler: Murad , kizi istemek ?zere K?tahya'ya Bursa kadisi Hoca Mahmud Efendi, Kapi kullarindan Emir-i ?lem Aksungur Aga, Samsa ?avus'un oglu ?avusbasi Demirhan, Yildirim B?yezid'in dadisi ile Kadi Mahmud Efendi'nin ve Aksungur'un eslerini (zevcelerini) g?nderdi. S?leyman Sah da Cemaleddin Ishak Fakih'i bir heyetle I. Murad'a g?nderdi. Ishak Fakih bu heyetle giderken yaninda pek ?ok hediyeler de g?t?rm?st?. Bu hediyelerin i?inde meshur Germiyan atlari, Denizli bezleri, altin ve g?m?s gibi gayet kiymetli esya bulunuyordu. Her iki taraf da kendi memleketlerinde tantanali bir sekilde d?g?n yapmislardi. Murad'in Bursa'da yaptigi d?g?n hakkinda kaynaklarda bir hayli bilgi bulunmaktadir. Bu bilgi sayesinde o g?n?n ?rf, adet, k?lt?r ve folkloru hakkinda ?nemli sayilacak malumata sahip oluyoruz. Bu da bize d?nemin ekonomik, sosyal ve siyas? vaziyetini g?sterme bakimindan ?nem tasimaktadir. Buna g?re d?g?n s?yle olmustur: "Hazirliklar tamamlandi. Etrafin beylerine davet?iler g?nderdiler. Karamanoglu, Hamidoglu, Menteseoglu, Saruhanoglu, Kastamonu'da Isfendiyar ve Misir Sultanini davet ettiler. Kendi ?lkesindeki sancak beylerini de ?agirdilar. Evrenos Gazi'yi de davet ettiler. Ondan sonra d?g?ne basladilar. Etrafin el?ileri geldiler. Beylerden hediyeler getirdiler. Iyi atlar, katarla develer ve fevkalade seyler getirdiler. Herkes ?det ?zre hediyesini verdi. Herkes mertebesine g?re yerli yerinde oturdu. Misir Sultani'nin el?isi dahi gel-di. O da hediyesini (sa?u) takdim etti. Ona b?t?n el?ilerin ?st?nde yer g?sterdiler, oturdu. Bunlar, tamam olup oturduktan sonra izin verildi. Kendi sancak beyleri geldi. Hepsi mertebesine g?re hediyelerini arz ettiler. Evrenos Gazi'nin hediyeleri ileri geldi. Y?z kul ve y?z kizoglan cariye. On oglanin elinde i?i flori dolu on g?m?s tepsi. Ve on oglanin elinde dahi on altin tepsi ve seksenin elinde g?m?s ibrik ve g?m?s masrapa. Elhasil bunlarin her birinin eli bos degildi. B?t?n etraftan gelen el?iler hayrette kaldilar ki, bu hanin bir kulu b?yle b?y?k hediyelerle geldi. Murad Han Gazi g?r ki neylese gerektir? Evrenos Beyin getirdigi kullan, karavaslari (c?riye) etraftan gelen bu el?ilere taksim etti. Etrafin el?ilerinin getirdigi atlari da Evrenos'a verdi. Gelen paradan bir kismini da Evrenos'a verdi. Kalanini bilgin ve yoksullara dagitti. Kendisine bir sey birakmadi. Bu d?g?n kim Murad Han etti kardas Yayildi sofralar d?k?ld? ?ok as Bir ay tamam yenildi nimetler Fakir ? gani v? hem yedi evbas." Sultan Murad, gelini almak ?zere Bursa kadisi Hoca Efendi'yi, Sancaktari Aksungur'u, Samsa ?avus'un oglu ?avusbasi Demirhan'i, kadi efendi ile sancaktarin eslerini ve Yildirim'in dadisini bin kisiden fazla bir birlikle K?tahya'ya g?nderdi. Sultanin temsilcileri K?tahya'ya yaklasinca Germiyanoglu S?leyman Sah, ?lkesinin ileri gelenlerini karsilayici olarak g?ndererek agirlamada, ikram ve iltifatta bulunmus, gereken saygiyi eksiksiz yerine getirmisti. Misafirlerin her birini durumlarina g?re bir konaga indirmis ve herkesin degerine g?re uygun yerler g?stermisti. Bu suretle ziyafetler ?ekilmis, ev sahipliginin gerektirdigi b?t?n g?revler hakkiyla yerine getirilmisti. Bundan sonra da d?g?n ve nikah t?renlerine baslandi. Nikah, ser'-i serif ?zere kiyildi. Nikahtan sonra kizini gelin olarak veren S?leyman Sah, ?eyiz olarak sunulan K?tahya, Simav, Egrig?z (Emet) ve Tavsanli'nin devir tarihini de belirterek ?asnigirbasi Pasacik Aga'yi da yanlarina vererek g?nderdi. Aksungur Aga, teslim alinacak kalelerin muhafaza tedbirlerini aldiktan sonra hep birlikte padisahin otagina (Bursa) dogru yola koyuldular. Bursa'ya yaklastiklari zaman devletin ileri gelenleri, padisahin yakinlari ve davetliler, sevin? i?inde onlari karsilayip sultanin sarayinda harem dairesine indirdiler. Ger?ek gayesi, Rumeli f?tuhatini daha batilara g?t?rmek olan Sultan Murad, bir taraftan bu pl?nini uygularken bir taraftan da Anadolu'da birligi kurmaya gayret ediyordu. Bununla beraber m?mk?n mertebe Anadolu'da savas yapmadan bunu ger?eklestirmek istiyordu. Zira Anadolu'daki beyliklerin sakinleri de m?sl?mandi. Bunun i?in de bazi tedbirlere basvuruyor ve ?areler d?s?n?yordu. Bu gayesinin ger?eklesmesi i?in akrabalik tesisine gayret ediyordu. Nitekim K?tahya, Simav, Egrig?z (Emet) Ve Tavsanli'nin Osmanli idaresine ge?mesi bu akrabaliklardan biri vasitasi ile ger?eklesmistir ki bu da, bir zamanlar babasi Orhan Gazi'ye kafa tutmus olan Germiyanoglu'nun, daha ?nce pen?elestigi adamin oglu ile hos ge?inmekten baska ?aresinin olmadigini anlamasi ile m?mk?n olmustur. Germiyanoglu, er ge? Osmanli hududlari i?ine girmesi mukadder olan topraklarini p?disaha, kizini da sehz?desi B?yezid'e vermek suretiyle siyaset sahnesinden sessizce uzaklasmaya ve sakin bir hayat yasamaya baslamisti. M?krimin Halil Bey, Osmanlilara verilen yerler arasinda zikredilen K?tahya'nin, beyligin merkezi olmasi hasebiyle verilemeyecegini ileri s?rmekte ise de arsiv belgeleri, K?tahya'nin da verildigini g?stermektedir. Nitekim S?leyman Sah da buranin verilmesi ?zerine Kula'ya ?ekilmistir. S?leyman Sah, Karaman ogullarindan korunmak i?in beyligin devaminin bu yolda m?mk?n olacagini g?rm?st?r. 1381 yilinda yapilan d?g?n dolayisiyla ?eyiz olarak verilen bir kisim Germiyan topraginin tesbiti "Tapu Tahrir Defterleri"nden de m?mk?n olmaktadir. BAZI SEHIRLERIN HAMID OGULLARI'NDAN SATIN ALINMASI Anadolu Beylikleri arasinda padisahin tasavvurlarini sezerek Germiyanoglunu takib eden Hamideli Emiri de Germiyan'la Karaman arasindaki topraklarini satmak suretiyle hem izzet-i nefsini kurtarmis, hem de boy ?l??semeyecegi bir rakibin karsisinda haddini bilerek zararli ?ikmamistir. Yildirim B?yezid'in d?g?n?n?n sonunda misafirlerin dagilmasi esnasinda Murad H?davendig?r, Hamideli Beyi olan H?seyn'in el?isine Hoca Saadeddin'in dili ile "Biraderim H?seyin Bey'e bizden selam ed?p diyesin ki aramizda olan sevgi ve dostluk ve birlik geregi bir iltimasimiz (istegimiz) vardir. Kabul ettigini bildiren cevabini ve bununla ilgili haberi bekledigimizi bileler." Bundan sonra Karaman beylerinin kendi ?lkesine karsi iyi niyet ve dostluk beslemedigini, Karaman tarafinda, Hamideli'ne bagli bir?ok kale, sinirlarimizin korunmasi bakimindan bize gerekmektedir dedikten sonra o kalelerin usul?nce satilip kendi m?lkleri haline getirilmesini ister. Bu sayede de ikisi arasinda (Osmanli-Hamideli) yeniden kuvvetli dostluk baglan kurulmus olsun. Bu d?nemde H?seyin Bey de zaman zaman Karamanlilarin saldirilarina ugramakta ve onlardan zarar g?rmekte idi. Simdi Sultan Murad'in ne demek istedigini anlamis ve onun komsusu olmayi ister olmustu. Fakat, kararlastirilmamis olan satis meselesi ?ylece duruyordu. Bu esnada Sultan Murad, K?tahya'yi ziyaret etmek ?zere yola ?ikmisti ki, Hamid eli hakimi H?seyin Bey, padisahin bu geziyi kendi ?lkesini ele ge?irmek i?in tertipledigini sanarak biraz ?nce s?z? edilen konuyu tekrar ele alarak padisaha satma isine razi olduguna dair haber g?nderdi. Bu haber padisaha ulasinca, Beysehir, Seydisehir, Yalva?, Karaaga? ve Isparta kalelerini satin almak ?zere temsilcisini g?ndererek bu kaleler i?in epeyce bir para (80000 altin) ?der. H?seyin Bey, s?z?nden d?nmeyerek anilan para karsiliginda isimleri zikr edilen kaleleri satmaya karar verir. Sultanin temsilcisi ile kanunlara uygun olarak M?sl?man kadilarin imzalari ile satis akdi ger?eklesmis olur. B?ylece bu sehirler de Osmanli Devleti'nin idaresine girmis oldu. Bu sehirlerin Osmanli idaresine girmesi ile Osmanlilarin Anadolu'daki varliklari daha iyi bir sekilde hissedilmeye baslandi. 783 (M. 1381) tarihinde ger?eklesen bu satis muamelesinden sonra Sultan Murad, adi ge?en kalelere, kendi adamlarim yerlestirerek oralari timar haline getirdikten sonra Bursa'ya tekrar d?ner. G?r?ld?g? gibi B?yezid'in evlenmesi, Osmanli Devleti'ne genis ve zengin bazi topraklari baglamisti. Yine bu evlilik t?renleri esnasinda Hamideli hakimi H?seyin Bey'den Karaman'a komsu olan alti sehir alinmisti. ?yle anlasiliyor ki, H?seyin Bey, baslangi?ta buralari vermek istememekteydi. Fakat padisahin g?c? karsisinda duramayacagini anlayinca bu sehirleri satmak zorunda kalmisti. Bu satis isinden sonra Anadolu'da Sel?uklu topraklarini b?l?sen beyliklerden ???, beyliklerinin Osmanli Devleti idaresine girdigini g?rm?s oluyorlardi. Bunlar, Karesi, Germiyan ve Hamideli beylikleri idi. Bunlardan ilki Orhan Gazi'nin fetihleri ile, ikincisi kizinin B?yezid ile evlenmesi ile, ???nc?s? de satisla olmustu. OSMANLI-CANDAROGULLARI M?NASEBETLERI Candarogullari'nin, Osmanli h?kimiyetini kabul etmek zorunda kalmasi, Anadolu birliginin kurulmasi bakimindan atilmis ?nemli bir adimdir. Kastamonu, Sinop ve ?evrelerinde bir beylik kurmus olan Candarogullari, aslen T?rkmen bir ailedendir. Beyligin kurucusu Semseddin Yaman Candar'dir. Osmanli Devleti'nin, Balkanlar'da giristigi sistemli ve planli fetihlerden sonra Anadolu'da Germiyanogullari ile Hamidogullari'na ait bazi yerlere sahip olmasi, Candarogullari tarafindan endise ile karsilaniyordu. Candaroglu Beyi K?t?r?m B?yezid (Celaleddin B?yezid Bey), babasi Adil Bey'in vefati ?zerine h?k?mdar olmustu. ?ok sert ve hasin bir kimse oldugu anlasilan Celaleddin Bey zamani, i? ve dis gaileler sebebiyle huzursuzluk ve m?cadeleler i?inde ge?misti. Celaleddin Bey, memleketinin idaresini en ?ok sevdigi oglu Iskender Bey'e vermeye m?temayildi. Bu durumu fark eden b?y?k oglu S?leyman Sah, babasinin bu arzusuna i?erleyerek kardesini ?ld?r?p ortadan kaldirmak i?in firsat kollamaya basladi. Bu firsati yakaladigi anda da kardesi Iskender'i ?ld?rm?st?. Osmanli tarihlerinde K?t?r?m B?yezid diye anilan Celaleddin B?yezid'in sert ve hasin tavrini ortaya koymasi bakimindan, ehemmiyet arz eden bir hadiseyi burada zikr etmek gerekir. O, oglu Iskender'i ?ld?ren b?y?k oglu S?leyman'in, biri kiz digeri erkek iki ?ocugunu, yani kendi torunlarini ?ld?rmekten ?ekinmemistir. Ger?i K?t?r?m B?yezid, baslangi?ta Sultan I. Murad'a itaatini arz etmekle beraber, gittik?e b?y?yen Osmanli tehlikesi karsisinda yakin komsulari ile de iyi m?nasebetler kurmaya ?alismakta idi. Daha ?nce de temas edildigi gibi K?t?r?m B?yezid, tahtini k???k oglu Iskender'e birakmak niyetinde idi. Fakat b?y?k oglu S?leyman, kardesi Iskender'i ?ld?rerek babasina isyan etmisti. Bu isyan esnasinda S?leyman, Osmanlilara siginip onlardan yardim istemisti. Sultan I. Murad tarafindan bu yardim istegi kabul edilmis olacak ki, Osmanli kuvvetleri K?t?r?m B?yezid ?zerine harekete ge?misti. S?leyman, Osmanli kuvvetleri ile Kastamonu'ya gelmis babasiyla harb ederek onu Sinop'a siginmak zorunda birakmisti. Hicr? 785 (M. 1383) yilinda cereyan eden bu hadise ?zerine Candarogullari Beyligi, merkezleri Sinop ve Kastamonu olmak ?zere ikiye ayrilmisti. Bununla beraber S?leyman'in h?k?mdarligi uzun s?rmemisti. Durumu, Anadolu birligini saglamak bakimindan kendi hesabina uygun g?ren Sultan Murad, S?leyman Pasa'yi tevkif ederek Candar Beyli'ginin Kastamonu subesini ?lkesine ilhak eder. Fakat Sultan Murad'in bu hareketi, S?leyman Bey'e bagli olan Kastamonu halki tarafindan iyi karsilanmamistir. Bir firsatini bulup Osmanlilarin hapsinden ka?an S?leyman Pasa, kendine bagli taraftarlarini topladiginda Osmanli kuvvetleri Kastamonu'dan ayrilmaya mecbur olmuslardi. B?ylece S?leyman Pasa tekrar h?k?mdarligina kavusmus oldu. Fakat durumu dikkatle izleyen S?leyman Pasa'nin babasi K?t?r?m B?yezid, Sinop'tan gelerek S?leyman Pasa'yi firara mecbur etmisti. S?leyman Pasa, Sultan Murad'dan tekrar yardim istedi. Sultan Murad, onu tekrar himayesi altina aldi. Sultan Murad, bununla da yetinmeyerek onu Osmanli hanedanina damat yapti. S?leyman, bu akrabalik ve himaye sayesinde Kastamonu'yu tekrar ele ge?irdi. Bundan sonra Osmanlilarla dost ge?inen S?leyman, Osmanlilarin gerek Balkanlar'da gerekse Beylikler ?zerine yaptiklari seferlerde yardimci kuvvet g?ndermekten geri kalmadi. G?r?ld?g? gibi, Osmanli h?k?mdari I. Murad'in yardimiyla beyligini s?rd?ren S?leyman Pasa, Osmanlilarla dost ge?indi. Bu sebeple Birinci Kosova muharebesinde ve onu takiben Yildirim Bayezid'in h?k?mdarliginin ilk senelerinde Anadolu beylerinin Osmanlilar aleyhine olan hareketlerinde o, B?yezid'e yardimda bulundu. SEHZ?DE SAVCI ISYANI Osmanli tarihinde, ilk ciddi taht kavgasi olarak g?sterilen bu isyan hakkinda Osmanli ve Bizans tarihleri arasinda farkli g?r?sler bulunmaktadir. Yeri, zamani ve hatta Savci Bey'in o zamanki yasi hakkinda degisik g?r?sler bulunmasina ragmen bu olay, ileride meydana gelecek olan ve "kardes katli"ne sebep olacak olaylara ?nc?l?k etmesi bakimindan ?nemli bir olay olarak kabul edilmesi gerekir. Sultan Murad'in ?? oglundan biri olan Savci Bey'in, babasina karsi ayaklanmasi, Osmanlilari oldugu kadar Bizansi da ilgilendiriyordu. ??nk? bu isyanda Bizans Imparatoru Ioannes'in b?y?k oglu Andronikos da bulunmaktaydi. Zira imparator, Selanik valiligi BURADA KES?YOR B?R BUKADARDAHA OLMASI LAZIM d?zenleye bas?p ilave yap?yorum eksik olan b?l?m? yine kesiyor d?zenleye bas?ncada ilave yapt???m yaz? ??k?m?yor alm?yor yani nedense Bu mesaj Kaan tarafından 2011-05-03 00:44 GMT, 5463 Gün önce düzenlendi. |
forum limit yükseltme
|
#5629 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
Bak buraya eklemi?sin bir sorun yok g?rd???n gibi dedi?im gibi ba?ka bir sorundan dolay? alm?yor olabilir b?y?k ihtimal sql ve host ile ilgili bir sorun.
|
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |
forum limit yükseltme
|
#5630 |
|
|
kors@n
User is:
Posts: 512
Meslek:
Age: 48
|
buraya tamam?n? eklemedim kesti?i yeri ekledim vede bi?i dikkatimi ?ekti 150 kurdum buradan indirip orj haline hi? dokunmadan kurdu?um gibi denedim ondada var ayn? ?ey bi noktada kesiyor kalan?n? alm?yor localda deniyorum bunu enteresan
|
forum limit yükseltme
|
#5631 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
o yaz?n?n linkini ekle bende eklim localde bakal?m sonu? ne olacak.
|
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |
forum limit yükseltme
|
#5632 |
|
|
kors@n
User is:
Posts: 512
Meslek:
Age: 48
|
ger?ek hosttada denedim kendi sitemde ar?za oradada var bu seditio 130 da ve 150 de bi?i var usta
indir Bu mesaj Kaan tarafından 2011-05-03 01:22 GMT, 5463 Gün önce düzenlendi. |
forum limit yükseltme
|
#5633 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
Malesef bu sorun hepsinde var.
Bendekilerde alm?yor o kadar uzun yaz?y? Seditio ile alakal? oldugunu sanm?yorum ??nk? post sql sinde her hangi bir s?n?rlama yok. |
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |
forum limit yükseltme
|
#5634 |
|
|
kors@n
User is:
Posts: 512
Meslek:
Age: 48
|
bu host ile alakal? ise host?uya solesek o ayarlayabilirmi acaba
|
forum limit yükseltme
|
#5637 |
|
|
kralmage
User is:
Posts: 299
Meslek:
Age: 32
|
bendede ayn? sorun war bir konuda fazla limit yok yar?s? ??k?yo yar?s? ??km?yo ?ok uzun olursa d?k?man vs nas?l ??zeriz?
|
forum limit yükseltme
|
#5640 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
Normalde o kadar uzun d?k?man olmaz ama oldugunu varsayal?m biz.
Size ?nerim di?er php Scriptlerde de deneyin bunu ?rnegin mybb veya phpbb veya phpfesion yada vbulletin bakal?m onlardada ayn? sorun varm? sonuca g?re mesaj yazars?n?z. |
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |
forum limit yükseltme
|
#5690 |
|
|
MecTruy
User is:
Posts: 6
Meslek:
Age: 123
|
bu sorun birtek seditio da var, vbuleltin gibi scriptlerde yok b?yle bir?ey, forum post da s?n?rlama olabilir g?zden ka?an, sql ye giden veriyi ve foruma yans?yan veriyi kar??la?t?r, ikiside ayn? yerden kesmi?mi kesmemi?mi ! e?er sql de kesmemi? ve b?t?n halde g?steriyorsa ve foruma kesik halde hatal? ?ekilde yans?yorsa ozaman k?s?tlama vard?r bunuda ??zmek gerekir.
|
forum limit yükseltme
|
#5693 |
|
|
Kaan
User is:
Posts: 2772
Meslek: Serbest Meslek
Age: 43
|
Olabilir incelemek gerekiyor daha ?nce b?yle sorunlar olmad?g? i?in inceleme gibi bir durum s?z konusu olmam??t?r.
|
Emlak, Oto Galeri, Rent A Car, ?iir, Edebiyat Script Sipari?lerinizi Verebilirsiniz. Detaylar ??in: kaan@ntka.org Seditio 170 ?ndir Capte M?zik ?ndir Seditio Toolbar ?ndir |













